SİTE HAKKINDA
AHİR ZAMAN ŞAHISLARI
KİMLERDİR?
İçinde bulunduğumuz asır, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde
ve İslam alimlerinin eserlerinde haber verilen ahir zaman alametlerinin
gerçekleştiği müjdeli bir dönemdir. Bu alametlerin birbiri ardınca
gerçekleşmesi ile tüm İslam alemi çok kutlu bir bekleyiş içine girmiştir:
Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez gelişi, Hz. Mehdi'nin ortaya
çıkışı ve İslam ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olması.
Ahir zaman, kıyametten önceki son dönem anlamına gelen bir kavramdır.
Ahir zamanın özellikleri ve alametleri Peygamber Efendimiz (sav)'in
hadislerinde detaylı olarak tarif edilmiştir. Ahir zamanla ilgili
bilgiler, en güvenilir ve temel İslami kaynakların da ana konularından
birini oluşturur. Bu kaynaklara dayanarak ahir zamanın ana özelliklerini
şu şekilde tarif edebiliriz:
Ahir zaman iki ayrı devirden oluşur. Ahir zamanın ilk devri, ahlaki
dejenerasyonun arttığı, açlık ve yokluğun yaşandığı, çatışmaların,
anarşi ve kargaşanın insanlara tedirginlik ve korku verdiği, insanların
büyük çoğunluğunun sevgisizliğin, acımasızlığın ve bencilliğin acısını
yaşadıkları bir dönemdir. Bu devrin ardından, Rabbimiz'in Hz. İsa'yı
yeniden dünyaya göndermesi ve Hz. Mehdi'nin insanların hidayetine
vesile olmasıyla bu karanlık dönemin son bulacağı "Altınçağ" başlayacaktır.
Altınçağ'da Allah'ın izniyle bolluk, bereket, huzur, güvenlik, adalet
ve sevgi tüm dünyaya hakim olacaktır.
Ahir zaman çok büyük olayların ve tarihi gelişmelerin yaşanacağı
bir dönemdir. Bu değişimlere vesile olacak şahıslar da çok kutlu
ve mübarek insanlardır. Ahir zamanın bu mübarek şahıslarından biri
olan Hz. İsa, bundan yaklaşık 2000 yıl önce Rabbimiz'in Katı'na
yükseltilmiştir ve Allah'ın takdir ettiği vakit geldiğinde de yeniden
dünyaya dönecektir. Hadislerde ve Kuran ayetlerinde haber verilen
bilgiler, Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez gelişinin ahir zamanda
olacağına işaret etmektedir.
Ayrıca Peygamberimiz (sav), hadis-i şeriflerinde bu dönemde Hz.
Mehdi'nin ortaya çıkacağını ve yeryüzünü barış ve adaletle dolduracağını
müjdelemiştir. Hz. Mehdi'nin üstün ahlakı ve şerefli mücadelesi
hadislerde detaylı olarak haber verilmiştir. Peygamber Efendimiz
(sav), salih Müslümanlara Hz. Mehdi ortaya çıktığında ona uymalarını
bildirmiştir. Hz. İsa ve Hz. Mehdi, ahir zamanda dinsizliğe karşı
fikri mücadele yürütecek, -Allah'ın izniyle- Kuran ahlakının tüm
yeryüzüne hakim olmasına vesile olacaklardır.
Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin bu büyük fikri mücadelelerinde karşılarındaki
en önemli negatif gücün ne olacağı da hadislerde haber verilmiştir.
Bu negatif güç "Deccal"dir. Güvenilir hadislerde
ve temel İslami kaynaklarda kıyametin büyük alametlerinden
biri olarak sayılan Deccal ismi, "dcl" kökünden gelen "yalancı,
hilekar, zihinleri gönülleri, iyi ile kötüyü, hak ile batılı karıştıran,
birşeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen, bucak bucak her yeri
dolaşan müfsid (fesadlaştıran) ve kötü kişi" anlamına gelmektedir.
Peygamberimiz (sav)'in sözlerinde Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi
hakkında; fiziksel özellikleri, nerede ve hangi tarihlerde ortaya
çıkacakları, ne gibi faaliyetlerde bulunacakları ve onları diğer
insanlardan ayırt eden ve tanınmalarını sağlayacak özellikleri gibi
konularda çok detaylı bilgiler verilmiştir. Aynı şekilde hadislerde
Deccal'in bu kutlu şahıslara karşı ne gibi yöntemlerle mücadele
edeceği, insanları kendi tarafına çekebilmek için hangi ikna metodlarını
kullanacağı ve nasıl tanınabileceğine yönelik de pek çok bilgi yer
almaktadır.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. İsa, Hz. Mehdi ve Deccal
hakkında bu kadar detaylı bilgiler verilmesinin bir hikmeti, ortaya
çıktıkları zaman bu kişilerin kolaylıkla tanınabilmelerine yöneliktir.
Ancak yaklaşık on dört asırdır beklenmelerine ve haklarında bu kadar
çok tanıtıcı bilgi olmasına rağmen, hadislerin işaretlerine göre,
bu mübarek şahıslar ve Deccal, ortaya çıkışlarının ilk dönemlerinde
insanların büyük bir kısmı tarafından tanınamayacak ya da yanlış
tanınacaklardır. Kuşkusuz Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin tanınamamasında,
onlara karşı büyük bir mücadele verecek olan Deccal'in büyük etkisi
olacaktır. Deccal, ahir zamanda Hz. İsa'nın ve Hz. Mehdi'nin karşısında
yer alacak, inkarın insanlar arasında yayılması için mücadele edecek
ve insanları kötülüğe sürükleyebilmek için her türlü yola başvuracaktır.
Türlü aldatmacalar ve hilelerle kendisini insanlara farklı şekilde
tanıtacak, bu nedenle negatif bir güç olduğu da hemen anlaşılamayacak
ve Hz. İsa ve Hz. Mehdi gibi o da hemen tanınamayacaktır. Bu şekilde
insanların büyük bir kısmını yalanlarıyla etkisi altına alacak ve
istediği şekilde yönlendirebilecektir. Hatta insanların büyük çoğunluğu,
Deccaliyet'in telkinleriyle, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin karşısında
yer alacak ve onlara karşı mücadele edeceklerdir. Bu sebeple ortaya
çıkışlarının ilk yıllarında Hz. İsa ve Hz. Mehdi'yi takdir edip,
bu mübarek insanları destekleyenlerin sayısı da son derece az olacak,
hatta onlara inanan kimselerden de zamanla yanlarından ayrılanlar
olacaktır.
Kuşkusuz bu durum son derece şaşırtıcı ve düşündürücüdür. Çünkü
Hz. İsa ve Hz. Mehdi, yalnızca Allah'ın rızasına uyan, tüm insanların
dünyada ve ahiretteki kurtuluşu için samimi çaba harcayan, dünyaya
huzur, barış, bolluk, bereket getirecek çok hayırlı ve kıymetli
insanlardır. Normal şartlarda, ahir zaman alametlerinin birbiri
ardınca gerçekleştiği, bu kutlu şahısların ortaya çıkışlarının beklendiği
bir dönemde yaşayan tüm Müslümanların, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin
gelişini büyük bir sevinç ve şevkle bekliyor olmaları gerekir. Ortaya
çıktıklarında da, yine aynı şevkle, onların üstün ahlaklarını görüp
takdir edebilmeleri ve hadislerde bildirilen özelliklerinden onları
tanıyabilmeleri gerekir. Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin yapacakları hayırlı
faaliyetleri açıkça gören her Müslümanın bu kimselerin yanında olmayı
ve onlarla birlikte hareket eden hak topluluğa destek vermeyi istemesi;
onlara yardımcı olabilmek için büyük bir şevk ve heyecan içinde
birbirleriyle yarışmaları gerekir. Ancak yukarıda da belirtildiği
gibi, bu durumun tam tersine insanların çok büyük bir bölümü tüm
bu gelişmelere şahit olacakları halde, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'yi ya
tanıyamayacak ya da çeşitli sebeplerle tanıdıkları halde onlara
destek olmaktan ve onların yanlarında yer almaktan kaçınacaklardır.
Hadislerdeki bu işaretler, ahir zaman şahıslarının geliş alametleri,
onları diğer insanlardan ayıran özellikleri ve Deccal'in onlara
karşı vereceği batıla dayalı mücadelesi hakkında Müslümanların doğru
bilgilendirilmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
Unutulmamalıdır ki ahir zaman insanların neyin doğru neyin yanlış
olduğunu anlamakta zorlanacakları, din ahlakından uzaklaşılmış olmasının
büyük kargaşa ve kaosa neden olduğu olağanüstü bir dönemdir. Bu
bilgiler, böyle bir dönemde -Allah'ın izniyle- Müslümanları iyiyi
kötüyle karıştırmaktan ve doğru olanı fark edememekten koruyacaktır.
Bu kitabın amacı, Kuran ayetleri, Peygamberimiz (sav)'in hadisleri
ve İslam alimlerinin açıklamaları doğrultusunda tüm Müslümanların
Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi ve Deccal hakkında en doğru bilgileri
edinebilmelerini sağlayabilmektir. Hz. İsa ve Hz. Mehdi ortaya çıktığında,
Müslümanların bu mübarek insanları tanıyıp takdir edebilmelerine
engel olabilecek tüm sebepleri açıklığa kavuşturmak, Deccal'in bu
yönde başvurabileceği tüm hileli düzenleri deşifre etmek ve böyle
tarihi bir olay karşısında Müslümanların büyük bir yanılgıya kapılmalarını
önleyebilmektir. Tüm bu bilgileri gözler önüne sererek, tüm Müslümanların
bu kıymetli insanların yanında yer alan, onlara en güzel desteği
verebilecek kişilerden olmalarına vesile olabilmektir.
Tekrar hatırlatmak gerekir ki, içinde bulunduğumuz dönem, yaklaşık
1400 senedir beklenen tarihi bir dönemdir. Bu nedenle bu gerçeğin
şuurunda olan ve Hz. İsa ve Hz. Mehdi gibi mübarek şahıslar çıktığında
onların yanında olma şerefine erişmek isteyen tüm Müslümanlar, bu
kitapta yer alan bilgileri dikkatlice okumalı ve kedilerini doğruya
uymaktan alıkoyabilecek her türlü yanlış bilgilendirme ve yönlendirmeye
karşı dikkatli olmalıdırlar. Bu mübarek insanların tanınmalarını
nelerin engelleyebileceğini bilmeli, onları doğru bir şekilde tanıyabilmek
için tüm sebeplere sarılmalıdırlar.
|