
BİR İKTİBAS
5) Kadınlar ve Çocukların Dahi Katledileceği Fitnelerin
Yaşanması
Hz. Mehdi'nin çıkışı öncesinde yaşanan fitne ortamında kadınlar, çocuklar, yaşlılar dahi katledilecek, zavallı masum insanlar öldürülecektir:
Bu vakada bir kadının öldürülmesi,
bir kırbacın sallanması kadar kolaydır. Bu olay Medine'den
yirmi dört mil kadar yayılır. Sonra Hz. Mehdi'ye biat edilir. (Ali
Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler
- Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 34)
Günahsız insanlar öldürülmeden Mehdi çıkmaz... (Ali
Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler
- Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 35)
Bu fitnelerin en sonuncusu günahsız insanların öldürülmesidir
ki, artık o zaman kendisinden herkesin razı olacağı bir
gidişatta olan Hz. Mehdi çıkar.(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin
Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri,Kahraman
Neşriyat, sf. 38)
Masum insanlar katloluncaya kadar Mehdi çıkmayacak
ve katliamlara yerde ve göktekiler, artık tahammül edemez bir hale
geldiğinde zuhur edecektir... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il
Mehdiyy-il Muntazar, sf. 37)
Ana, baba, kız, erkek herkesi öldürür ve Acem ve
Irak beldelerini feth ederek ümmete acıklı azap tattırırlar. Bunların
arasında fitne, şiddet, helak ve kaçmalar olur. (Ali Bin Hüsameddin
El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman
Mehdisinin Alametleri,Kahraman Neşriyat, sf. 36)
6) Hz. Mehdi Yolların Kesildiği Bir Dönemde Çıkacaktır
Günümüzde dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan çatışmalar, anarşi ve terör nedeniyle ulaşım yolları kesilmekte, insanlar bir yerden bir yere huzur ve güvenlik içinde yolculuk edememektedir. Hadislerde bu durumun, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkış alametlerinden biri olduğu haber verilmektedir.
Ticaret ve yolların kesildiği
ve fitnelerin çoğaldığı zaman... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil
Mehdiyy-il Muntazar, sf. 39-40)
Dünya herc ü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar
kesildiğinde... (Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri,
sf.454)
7) Müslümanlara Baskının Artması
Hadislerde ahir zamanda Müslüman toplulukların sıkıntılı günler
geçireceği bildirilmektedir. Bu dönemde Müslümanları hedef alan
çatışmalar, savaşlar, haksızlık ve adaletsizlikler meydana gelecektir.
Günümüzde ve yakın geçmişte İslam dünyasının çeşitli bölgelerinde
yaşanan çatışmalar ve kargaşa ortamı, bazı Müslüman ülkelerdeki
diktatör yöneticilerin neden olduğu zulümler, hadislerde haber verilen
olayların gerçekleşmeye başladığını gösteren delillerdendir.
Rüku ve secdeye giden herkesi
cezalandırır. Zulüm, fesad ve fısk çıkarır. Alim ve zahidleri
katleder, pek çok şehri de işgal eder. Kan akıtmayı helal kılarak,
Al-i Muhammed'e düşman kesilir... (Ali Bin Hüsameddin El
Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman
Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 37)
Benden sonra halifeler olur. Halifelerden sonra emirler, emirlerden
sonra zalim melikler gelir. Son olarak da Ehl-i Beytimden
birisi çıkar. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
sf. 84)
Vay bu ümmete, o öldüren zalim meliklerden dolayı.
Bu zalimler kendilerine itaat edenler hariç, sessiz kalanları dahi
korkuturlar... (Ebu Nuaym'dan; Suyuti, C. II, sf. 64)
Burada Müslümanların üçte biri öldürülür... (Kitab-ül
Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 73)
8) Mescid ve Camilerin Yıkılması
Süfyani kuru bir vadiden çıkar.
Kelp kabilesinden abus çehreli, sert kalpli adamlardan bir ordu
düzenler ve bunlar her tarafa zulmederler. O, medrese ve
mescidleri yıkar, rüku ve secdeye giden herkesi cezalandırır.
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden
Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat,
sf. 35)
9) Haramların Helal Sayılması
Günümüzde fuhuş, kumar, içki, faiz, rüşvet gibi birçok
fiil, haram olmalarına rağmen halkın büyük bir çoğunluğu tarafından
ve giderek artan bir oranda işlenmektedir. Üstelik bu haramları
işleyenler övülmekte ve teşvik edilmekte, işlemeyenler ise yerilmekte
ve aşağılanmaktadır. Yapılan istatistikler ise bu konudaki sayının
giderek arttığını göstermektedir. Son birkaç on yıl içinde son derece
yaygın bir hale gelmiş bu sınır tanımayan, helali, haramı umursamayan,
her türlü azgınlığı mubah sayan yaşam tarzı hadislerde tarif edilen
ortamı çok açık bir şekilde yansıtmaktadır. Mehdi'nin çıkış habercisi
olan bu karanlık ortam hadislerde şöyle tarif edilir:
10) Allah'ın Açıkça İnkar Edilmesi
Bu
hadiste Mehdi öncesinde insanların büyük bir bölümünün inançsız
ya da ateist olacağına ve ayrıca onların da bu inkarlarını basın
yoluyla herkese göstererek, açıkça ilan edeceklerine işaret edilmektedir.
Günümüzde bu durum o derece açık hale gelmiştir ki, Allah'ı inkar
edenler "modernlik ve çağdaşlık" isimleri altında itibar görmekte,
halk bu yönde teşvik edilmektedir.
11) İran-Irak Savaşı
Ahir zamanda meydana gelecek önemli bir savaş hadiste
şöyle haber verilir:
Hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak
savaşının gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir:
Şevval ayında ayaklanma...
İran Şah'ına karşı olan ilk ayaklanma bilindiği gibi
hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)'de olmuştur.
Zilkade'de harp konuşmaları ve Zilhicce'de
ise harp vaki olacak...
Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki
savaş tam anlamıyla başlamıştı.

Bir başka hadiste de bu savaşın ayrıntıları şöyle
tarif edilir:
- Faris yönünden gelecek olan : İran
tarafından gelecek olan
- Faris: İran - İranlı (Büyük Lugat)
- Yazıya inecekler: Ovalık-Irak Ovası
- Mutık: Yöredeki bir dağın adı.
- Rakabe: Petrol kuyularının çok olduğu
bölgedir.

"Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz
bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır…"
Hadisin bu bölümünde iki taraf arasında, ırkçılıktan
kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor. Bu anlaşmazlık
sebebiyle, "Yazı"ya inilecek ve savaş başlayacak. (Yazı: Irak ovası)
Allah, her iki ordudan zaferi kaldıracak...
Bu hadisin de işaret ettiği gibi, İran-Irak savaşı
8 yıl sürmüş ve binlerce kayıp verilmesine rağmen bir netice alınamamıştır.
İki taraf da kesin bir üstünlük sağlayamamıştır.
12) Afganistan'ın İşgali
Talikan'a yazık oldu...
Hadiste Afganistan'ın Mehdi zamanında işgal edileceğine
işaret olabilir. Gerçekten de Rusların Afganistan'ı işgali olan
1979 yılı hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle hicri 14. yüzyılın
başlangıcına denk gelmektedir. Bilindiği gibi hadislerde Mehdi'nin
yüzyıl başlarında çıkacağı haber verilmiştir. Mehdi'yle ilgili diğer
pek çok alametin de hicri 1400 ve hicri 14. yy başlarına denk gelmesi
bu tarihlerin Mehdi'nin çıkışı hakkında önemli bir işaret taşıdığını
göstermektedir.


Orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır...
Rivayetin bu bölümünde Afganistan'ın maddi zenginlik
kaynaklarına dikkat çekiliyor olabilir. Bugün Afganistan'da çeşitli
sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları
ve kömür madenleri tespit edilmiştir.

13) Çöle Batan Ordu Hz. Mehdi'nin Çıkış Alametlerindendir
Ancak bu ordu çöle girdiğinde,
Zulhüleyfe denilen yerde öylesine toprağa gömülecektir ki,
onların üstte olanları alttakileri, altta olanların üsttekileri
kıyamete kadar göremeyeceklerdir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil
Mehdiyy-il Muntazar, sf. 21)
14) Fırat'ın Suyunun Kesilmesi
Fırat nehrinin suyunun kesilip durdurulması da Mehdi'nin
çıkış alametlerindendir:
Bu hadisenin ayrıntılarıyla ilgili diğer hadislerde
de önemli bilgiler verilmektedir:
 |
 |
 |
 |
|
| |
Fırat (nehrinin suyu
çekilerek) kıymetli altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor.
Her kim o zaman orada bulunursa, ondan bir şey almaya uğraşmasın!.
(Çünkü ihtiyar dünyanın ömrü sona ermiş bulunacaktır.)
(Sahih-i Buhari, 12/305)
Resulullah: Fırat nehri altın bir dağ üzerinden
açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır. İnsanlar onun
için harb edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek,
onlardan her adam, keşke kurtulan ben olsaydım, diyecektir
buyurmuşlar.
(Sahih-i Müslim, 11/320)
Resulullah: Fırat'ın altın bir dağ üzerinden açılması
yakındır. İmdi orada kim bulunursa, ondan birşey
almasın! buyurdular.
(Sahih-i Müslim 11/320)
Resulullah şöyle buyurdu: Yakında Fırat Nehri altın
hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa,
ondan bir şey almasın.
(Sünen-i Ebu Davud, 5/116)
(Resulullah:) "Fırat Nehri bir altın dağını açığa
çıkarır" dedi.
(Sünen-i Ebu Davud, 5/116)
Fırat nehrinin suyu çekilerek altın hazinesini
açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa
o hazineden bir şey almasın. Aksi takdirde ya ölür veya
öldürülür."
(Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir
/Riyazü's Salihin, 3/332)
|
|
 |
|
|
Görüldüğü gibi Mehdi'nin çıkışının
önemli bir alameti olan Fırat nehrinin suyunun durdurulması ve altın
değerinde bir hazinenin ortaya çıkması pek çok büyük hadis kitabında
yer almaktadır. Şimdi hadislerde geçen önemli ifadeleri inceleyelim:
(1) Fırat nehrinin suyunun çekilip...
Suyuti hazretlerinin kitabında bu hadis "suyun durdurulması"
olarak geçmektedir. Gerçekten de Keban Barajı, Fırat Nehrinin suyunu
durdurdu, kesti.

Keban Barajı'nın inşa edilmesiyle Nehrin
suyu durdurulmuştur. |
(2) "Altın"dan bir dağ meydana çıkmadıkça...
Yapılan baraj sayesinde; elektriğin üretilmesi, toplanan
suyun arazide kullanılarak toprağın veriminin artması ve ulaşım
kolaylığının sağlanması gibi sebeplerle, buradaki topraklar "altın"
gibi kıymetli hale gelmiştir.

Yukarıdaki şematik çizimde de görüldüğü gibi baraj,
betondan dev bir dağı andırmaktadır. Bu barajdan (hadis-i şerifteki
benzetmeye göre dağdan) altın değerinde servet dökülmektedir. Dolayısıyla
baraj "altın bir dağ" hususiyetini kazanmaktadır. (En doğrusunu
Allah bilir)
(3) Bu hazine üzerinde kıtal (*) vukua gelir
*Kıtal: Birçok kişinin ölümüne sebep olan kavga
Bölgede halen devam eden yaygın anarşi ve kıtal sebebi
ile oradan toprak alan, o bölgedeki anarşinin zararına uğrayabilir.
Hadisteki ifadeyle ya ölür ya da öldürülür.
15) Ramazan Ayında Ay ve Güneş Tutulmaları
 |
 |
 |
 |
|
| |
Mehdi için 2
alamet vardır ki, bunun birincisi, Ramazan'ın birinci
gecesi ayın ikincisi de ortasında güneşin tutulmasıdır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 49)
Ramazan'ın birinci gecesi ay, ortasında güneş tutulacaktır.
(Kıyamet Alametleri, Berzenci s. 199)
Onun saltanatı zamanında, Ramazan ayının on dördünde
güneş tutulacaktır, o ayın ilkinde ise ay kararacak...
(Mektubat-ı Rabbani, 2/1163)
... Güneşin oruç ayının ortasında, ay'ın ise sonunda
tutulması...
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir
Zaman, s. 38)
Ramazan'da iki defa ay tutulması olacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 53)
Mehdi'nin gelişi Razaman ayında ayın iki kere tutulmasına
sebep olacaktır.
(Kıyamet Alametleri, s. 200)
Mehdi'nin çıkmasından önce bir Ramazan içinde güneş
iki defa tutulacaktır.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri,
Şarani, s. 440)
|
|
 |
|
|
Yukarıdaki rivayetlerde dikkati çeken en önemli nokta
Ramazan ayının ortasında hem güneş tutulmasının, hem de bir ay içinde
"Ay"ın ve "Güneş"in iki kere tutulmasının imkansız olduğunun fark
edilmesidir. Bu, normal şartlarda gerçekleşmeyecek bir durumdur.
Oysa diğer ahir zaman alametlerinin çoğu insanın anlayabileceği,
sebepler dairesi içinde gerçekleşebilecek olaylardır.
Eğer bu hadislerde tarif edilen olaylar dikkatle incelenirse,
rivayetler arasında çeşitli farklılıklar olduğu göze çarpar. Yukarıdaki
1, 2 ve 3. rivayetlerde ay, Ramazan'ın birinci günü, 4. rivayette
ise sonuncu günü tutulacaktır. Böyle bir durumda yapılacak en doğru
şey, aynı olaya bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak
yönleri tespit etmek olacaktır. Buna göre, yukarıdaki hadis rivayetlerinin
toplamından çıkan ortak sonuçlar şunlardır:
1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.
2. Bu tutulmalar ortalı, yani 14-15 gün arayla olacaktır.
3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.

Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401'de)
Ramazan ayının 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur. Yine
"ikinci olarak", 1982 yılında (Hicri-1402'de) Ramazan ayının 14.
günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.
Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazan'ın tam ortasında
DOLUNAY halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak
belirmesi de son derece anlamlıdır.
Bu olayların Hz. Mehdi'nin diğer çıkış alametleriyle
aynı dönemde meydana gelmesi ve hicri 14. yüzyıl başlarında, üst
üste iki yıl (1401-1402) mucizevi bir tarzda tekrarlanması rivayetlerin
işaretinin bu olaylar olabileceğini kuvvetlendirmektedir.
16) Kuyruklu Yıldızın Doğması
Hadislerde belirtildiği gibi:
- 1986 yılında (hicri 1406'da) yani 14. yüzyıl başlarında
"Halley" kuyruklu yıldızı dünyamızın yakınından geçmiştir. Bu kuyruklu
yıldız parlak, ışıklı bir yıldızdır.
- Hareket yönü doğudan batıya doğrudur.
- 1981 ve 1982 (1401-1402) yıllarında meydana gelen
ay ve güneş tutulmaları olayından sonra ortaya
çıkmıştır.
Bu yıldızın doğuşunun Hz. Mehdi'nin diğer çıkış
alametleri ile aynı zamanda meydana gelmesi, Halley kuyruklu
yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğunu doğrular niteliktedir.

Başka bir hadis-i şerifte de Mehdi'nin alametlerinden
olan kuyruklu yıldız hakkında şu bilgiler verilmiştir:

Tarih boyunca bu kuyruklu yıldızın geçtiği zamanlarda
Müslümanlar açısından çok önemli hatta dönüm noktası sayılabilecek
hadiseler meydana gelmiştir. Bunlardan bir kısmı Peygamberimiz'den
aktarılan rivayetlerde de bildirilmiştir. Bu rivayetlere göre bu
yıldız göründüğünde;
- Hz. Nuh kavmi
helak olmuştur,
- Hz. İbrahim ateşe atılmıştır,
- Hz. Musa ile uğraşan Firavun
ve kavmi yok edilmiştir,
- Hz. Yahya öldürüldüğünde
de görülmüştür.
Siz o yıldızı gördüğünüzde
fitnenin şerrinden Allah'a sığınınız.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il
Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32) |
|
Halley Kuyruklu Yıldızı Hakkında Bazı İlginç
Rakamlar
Halley kuyruklu yıldızı ile ilgili bazı sayıların "19"
sayısının tam katları olması oldukça dikkat çekicidir:
Halley Kuyruklu Yıldızı 76 yılda bir geçiyor
76 = 19 x 4
Bu yıldız en son Hicri 1406'da görüldü
1406 = 19 x 74
-
Bu konuyla ilgili bir diğer ilginç durum da şudur: Yukarıda da hesapladığımız
gibi Halley yıldızının geçmiş olduğu Hicri 1406 yılı 19'un tam 74
katıdır. "74" sayısı ise aynı zamanda Kuran-ı Kerim'de 19 mucizesine
işaret edilen MÜDDESSİR Suresi'nin sıra numarasıdır.
Bilindiği gibi Kuran'ın Müddessir suresinin (74. sure)
30. ayetinde "19" sayısının müminler için bir rahmet, inkar edenler
için ise bir fitne vesilesi olduğu bildirilmektedir.
Halley kuyruklu yıldızının 19 ile olan bu mucizevi
bağlantısı da, kafirler üzerine bir fitne, müminlere ise bir rahmet
müjdelediğine işaret ediyor olabilir.
Müddessir Suresi'nin 1. ve 2. ayetlerinde Hz. Muhammed'e
"EY ÖRTÜNEN! KALK ve KORKUT" buyurulmaktadır. Bu, ayetlerin açık
anlamıdır. Fakat bu ayetlerin ahir zamana yönelik ikinci bir örtülü,
gizli bir işaretleri de bulunabilir. Belki de "EY GİZLENEN" denilerek
Resulullah efendimizin soyundan gelecek olan ve Hicri 1406'da çıkış
alametlerinden biri (Kuyruklu Yıldızın doğuşu hadisesi) belirecek
olan Mehdi'ye işaret ediliyor olabilir.

74- Müddessir Suresi
1. Ey örtüsüne bürünen
2. Kalk ve korkut (uyar)
Müddessir: örtünen-bürünen-gizlenen demektir.
- Bir başka büyük mucize ve işaret ise Halley
yıldızının 1986 (hicri 1406)' daki geçişinin, Hz. Muhammed'in peygamberlikle
vazifelendirildiği MS. 607'den bu yana 19. GEÇİŞİ
olmasıdır.
17) Kabe Baskını ve Kabe'de Kan Akıtılması
Yukarıdaki hadislerde "onun çıkacağı yıl"
cümlesi kullanılarak, Mehdi'nin çıkış tarihinde Hac sırasında meydana
gelecek bir katliama dikkat çekilmektedir. 1979 yılında, hac sırasında
gerçekleşen Kabe baskınında aynen böyle bir katliam yaşanmıştır.
Çok ilginçtir bu kanlı Kabe baskını da Mehdi'nin diğer alametlerinin
gerçekleştiği dönemin tam başında yani hicri 1400
yılının ilk gününde, 1 Muharrem 1400
(21 Kasım 1979) tarihinde meydana gelmiştir.
Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek
öldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suud askerleri
ile saldırgan militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kişinin
öldürülmesi, bu rivayetin kalan kısmını da doğrulamıştır.

1979 (hicri 1400)'da gerçekleşen bu Kabe baskınının
ardından 7 sene sonra hicri 1407 yılında, Hac sırasında çok daha
büyük kanlı bir olay meydana gelmiştir. Bu hadisede caddelerde gösteri
yapan hacılara saldırılarak 402 kişi katledilmiş, çok fazla kan
akıtılmıştır. Beyt-ül Muazzama'nın yanında, Müslümanların (Suudi
Arabistan askerleri ile İran'lı Hacıların) birbirlerini öldürmeleri
ile büyük günahlar işlenmiş, haram girilmiştir. Bu kanlı olaylar,
ilgili hadislerde tarif edilen ortamla çok büyük benzerlikler taşımaktadır:
 |
 |
 |
 |
|
| |
Resulullah buyurdu: Ramazan'da
bir seda, Şevval'de bir ses, Zilkade'de kabileler arasında
savaş olur. Hacılar talana uğrar. Mina'da ölülerin
çok olacağı bir savaş olur, öyle ki orada taşları kan gölü
içinde bırakacak kadar kan akar.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir
Zaman, s. 31)
Ramazan'da bir seda olur. Şevval'de de bir seda olur. Zilkade'de
kabileler çarpışır. Zilhicce'de hacılar talana uğrar.
Muharrem'de gökten şöyle nida olur. "Dikkat ediniz. Filan
kimse Allah'ın halkının hayırlılarındandır. Onu dinleyiniz
ve ona uyunuz."
(Ramuz El Hadis, 2/518)
Şevval ayında ayaklanma, Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de
ise harb vaki olacak. Hacılar soyulacak kanları
akacak.
(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 166)
Zilkade ayında kabileler savaşır, hacılar kaçırılır,
melhameler olur.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir
Zaman, s. 34)
"İkdiddurer" isimli kitaptaki alametlerden: Şevval'de savaş
nidaları, Zilhicce'de harb ve kıtal olur, yine Zilhicce'de
hacılar talana uğrar, hatta caddeler kandan geçilmez ve
haramlar çiğnenir. Beyt-ül Muazzam'ın yanında büyük günahlar
işlenir.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir
Zaman, s. 37)
|
|
 |
|
|
Beyt-ül Muazzama'nın yanında büyük günahlar
işlenir.
Yukarıdaki hadiste, Beyt-ül Muazzama'nın
(Kabe'nin) içinde değil, yanında çıkacak olaylara
dikkat çekilmektedir. 1407 yılının Zilhicce ayında
(Hac mevsiminde) meydana gelen olaylar da ilkinden farklı olarak
Kabe'nin içinde değil, yanında gerçekleşmiştir. En başta anlattığımız
olay ise 1 Muharrem 1400'de Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) bizzat
içerisinde olmuştu. Her iki hadise de rivayetlerin işaretine uygun
bir şekilde gerçekleşmiştir.

Kabe'de kan akıtılması, hacıların katledilmesi gibi,
hadislerde haber verilen böyle önemli iki büyük hadisenin Mehdi
hakkında bildirilen tüm alametlerin çıktığı dönemde birbiri ardına
gerçekleşmesinin bir rastlantı olması oldukça zor gözükmektedir.
Hadislerde geçen ifadeleri incelediğimizde de aynı
dönemle ilgili önemli olaylara işaretler bulunduğu görülecektir:
... Zilhicce'de harb ve kıtal olur.
Hadislerde, bu savaş ve çatışmalardan, hacıların öldürülmesi
konusu ile birlikte bahsedilmesi söz konusu olayların aynı zaman
diliminde meydana geleceklerini göstermektedir. Aynı dönem, İran-Irak
savaşının çıktığı, Türkiye'nin güney doğusunda, Ortadoğu ülkelerinde
çatışma ve karışıklıkların en yoğun yaşandığı bir dönemdi.
... Şevval'de savaş nidaları olur.
Yine aynı zamanlarda Basra Körfezin'deki gerginliğe,
İran-Amerika arasındaki gerginleşme ve savaş durumuna dikkat çekilmiş
olabilir.
|