HZ. MEHDİ'NİN
ÇIKIŞ ZAMANI
Hadislerden haber verilen bilgilere göre, Hicri
1400'lü yıllar, Allah'ın izniyle Hz. İsa'nın
tekrar yeryüzüne dönüşü, Hz. Mehdi'nin gelişi,
Deccal'in çıkması ve Hz. İsa'ya yenilmesi, tüm
dünyada insanların kitleler halinde İslam'a
yönelmesi gibi büyük olayların gerçekleşeceği
olağanüstü bir dönemdir.
Özellikle Hz. Mehdi'nin gelişiyle ilgili hadis-i
şeriflerde ve alimlerin açıklamalarında bildirilen
çeşitli tarih ve dönemler vardır.
1. Her Yüz Senede Bir Müceddid
Gönderilmesi
Müceddid kelimesinin sözlük anlamı "dini canlandıran,
yenileyen"dir. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde
her yüzyıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyaçlarına
göre açıklamak üzere gönderilen bir kişiden
söz edilmiştir. Bu kişi aynı zamanda Peygamberimiz
(sav)'in varisidir:
Ebu Hüreyre'nin
rivayetine göre; Resulullah (sav) şöyle buyurmuş:
Gerçekten Aziz ve Celil olan Allah HER
YÜZ SENENİN BAŞINDA şu ümmetin dinini bidatten
(dine sonradan karışmış batıl uygulamalardan)
ayıracak, yenileyecek (ilim sahibi) bir zatı
gönderir.
(Sünen-i Ebu Davud, 5/100)
Büyük İslam alimi İmam Rabbani'nin bu konudaki
açıklaması ise şöyledir:
HER YÜZ
SENE BAŞINDA bu ümmetin uleması arasından
BİR MÜCEDDİD GELECEK ve şeriatı
ihya edecektir (canlandıracaktır). (Mektubat-ı
Rabbani, 1/520)
Bediüzzaman Said Nursi de bu konu hakkında
şunları söyler:
Ashâb-ı Kütüb-i
Sitte'den İmam-ı Hâkim'in Müstedrek'inde ve
Ebu Dâvud'un Kitab-ı Sünen'inde, Beyhaki "Şuab-ı
İman"da tahric buyurdular (meydana koydular):
"HER YÜZ SENEDE BİR, Cenab-ı Hak bir
MÜCEDDİD-İ DİN (dini yenileyen) GÖNDERİYOR...
(Barla Lahikası, 119)
Bediüzzaman Said Nursi, Barla Lahikası'nda
Hicri 1200'lü yılların "müceddidi"nin Hazreti
Mevlana Halid, olduğunu söyler. Bu açıklamasının
devamında, Risale-i Nurlar'ın da Hicri 1300'lü
yıllar için bir "müceddid" hükmünde olduğunu
şöyle ifade eder:
Madem tam
yüz sene sonra, aynen dört cihette
tevafuk ederek Risale-i Nur eczaları (bölümleri)
aynı vazifeyi görmüş... Kanaat verir ki -nass-ı
hadis (hadisin açık ifadesi) ile- Risale-i
Nur tecdid-i din (dini yenileme, canlandırma)
hususunda bir müceddid hükmündedir.
(Barla Lahikası, 121)
Bediüzzaman Hicri 1400'lü yılların "müceddidi"nin
ise Hz. Mehdi olacağını açıkça müjdelemiştir:
Şimdi hatıra geldi
ki, eğer şeddeli "lamlar" ve (mim) ikişer sayılsa
BUNDAN BİR ASIR SONRA ZULÜMATI DAĞITACAK
ZATLAR İSE, Hazreti Mehdi'nin talebeleri
olabilir. (Şualar, Birinci Şua, s. 85)
Bediüzzaman, İslam aleminin üzerindeki zulüm
ortamının kendisinden "bir asır sonra"
ancak Hz. Mehdi vesilesi ile dağıtılacağını
söylemiştir. Kendisinden bir sonraki yüzyılda
yani Hicri 1400'lü yıllarda Hz. Mehdi'nin yapacağı
çalışmalarla, Müslümanların büyük sıkıntılardan
kurtulup feraha kavuşacaklarını açıklamıştır.
2. Hz. Mehdi "İkinci Bin"de Gelecektir
Büyük İslam alimi İmam Rabbani, Hz. Mehdi'nin
Peygamberimiz (sav)'in vefatından 1000 (bin)
sene geçtikten sonra ikinci binin içinde geleceğini
bildirmektedir. Bu konuyla ilgili İmam Rabbani'nin
pek çok açıklaması mevcuttur:
Kuran hükümlerinin
kuvvetlendirilmesi, milleti yenilemesi bu İKİNCİ
BİNDEDİR. Bu davanın doğruluğuna adil
şahid: Hz. İsa'nın (as) MEHDİ'NİN (ra)
BU BİN İÇİNDE VAROLUŞLARIDIR. (Mektubat-ı
Rabbani, c.1, s.611)
Resulullah (sav)'in ümmeti arasından çıkanlar
pek kamildirler. Yani Resulullah (sav)'in
irtihali (vefatı) üzerinden bin sene geçtikten
sonra isterse az olsunlar. ARADAN
BİN SENE GEÇTİKTEN SONRA, MEHDİ'NİN GELİŞİ DE
BUNUN İÇİNDİR. Onun mübarek kudümünü
(gelişini), Hatem'ür-rüsül Resulullah (sav)
müjdelemiştir. Hz. İsa (as) dahi aradan bin
sene geçtikten sonra nüzul edecektir.
(Mektubat-ı Rabbani, c.1, s.440)
Peygamber Efendimiz (sav)'in vefatından bin
sene geçtikten sonra ikinci bin yılına
girilir. İmam Rabbani'nin yukarıdaki izahlarına
göre ikinci bin yıl içerisinde Hz. İsa ve Hz.
Mehdi gelecektir.
3. Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi'nin,
Hicri 1400'lü Yıllarda Geleceğini
Açıkça Haber Vermiştir
Peygamber Efendimiz (sav) bazı hadislerinde
Hz. Mehdi'nin geliş tarihi olarak da açıkça
1400 yılını vermiştir. Bu hadislerden biri şöyledir:
İnsanlar
1400 senesinde Mehdi'nin yanında toplanacaklardır.
(Risaletül Huruc-ül Mehdi, sf. 108)
Peygamber Efendimiz (sav) hadisleriyle ahir
zaman alametleri hakkında bize pek çok bilgi
vermiştir. Örneğin Hz. Mehdi'nin çıkışından
önce yaşanacak olayları çok detaylı olarak tarif
etmiştir. Bu konuyla ilgili olarak Buhari ve
Müslim, Ömer bin Hattab ve Huzeyfe'den şöyle
rivayet etmişlerdir:
"Resuli Ekrem (ASM)...
Bu hutbelerinde, bütün olmuş ve bundan sonra
olacak olan hadiseleri haber verdi, onları bize
öğretti ve ezberletti." (Buhari, Müslim)
Hz. Huzeyfe bin el-Yeman (ra) da bu konuda
şunları söylemiştir:
"Allah'a kasem ederim, Resuli Ekrem (sav) dünyanın
sonuna kadar gelecek olan fitneleri ve o fitneleri
çıkaran reisleri ta üç yüzden daha fazla kimseleri
bize isimleriyle, babalarının isimleriyle ve
kabilelerinin isimleriyle haber verdi." (Ebu
Davud)
Peygamberimiz (sav)'den bize ulaşan haberlerin
birbiri ardına gerçekleşmiş olması ve halen
de gerçekleşmeye devam ediyor olması, içinde
bulunduğumuz dönemin ahir zaman olduğu konusuna
kesinlik getirmektedir. (En doğrusunu Allah
bilir)
Nitekim Peygamberimiz (sav)'in, Hz. Mehdi'nin
çıkış tarihi olarak hadislerinde açıkça Hicri
1400 tarihini vermesi de bu alametleri bir kez
daha teyid etmekte, Hz. Mehdi'nin çıkışının
çok yakın olduğunu bize bildirmektedir. (En
doğrusunu Allah bilir)
4. Bediüzzaman'a Göre Hz. Mehdi 1400'lü
Yıllarda Görev Yapacaktır
Bediüzzaman'ın da, farklı tarihlerde yaptığı
açıklamaların hepsinde, Hz. Mehdi'nin geliş
zamanı olarak Hicri 1400'lü yılların başlarına
işaret edilmiştir. Bediüzzaman bir sözünde,
Hz. Mehdi'nin Asr-ı Saadet döneminden 1400 sene
sonra çıkacağını şöyle belirtmektedir:
İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE
(dünyanın geleceğinde) 1400 SENE SONRA
GELECEK BİR HAKİKATİ asırlarında karib
(yakın) zannetmişler." (Sözler, 318)
Bediüzzaman'ın ifadesinde belirttiği, "sahabe
döneminden 1400 sene sonrası"
Hicri 1400'lü yılların başlarına, yani
Miladi olarak 1979-1980 senelerine denk gelmektedir.
Bediüzzaman, Hicri 1327'de
Şam'da Emevi Camii'nde on bin kişiye verdiği
hutbesinde, Hicri 1371'den
sonraki İslam aleminin geleceğine yönelik izahlar
yapmakta, ahir zamandan çeşitli tarihler vererek,
beklenen Mehdi'nin mücadele zamanlarına dikkat
çekmektedir. Bediüzzaman, Hz. Mehdi'nin göreve
başlaması ve inkarcı zihniyeti fikren mağlup
etmesi ile ilgili olarak şu tarihleri bildirmektedir:
Ta 1371 senesinden
sonraki alem-i İslam'ın mukadderatına (kaderine)
nazar eden (göz atan) Hutbe-i Şamiye'deki hakikatler...
Evet şimdi olmasa da 30-40 SENE SONRA
fen ve hakiki marifet (müsbet ilimler ve sanat,
ilim ve fenlerle öğrenilen bilgi) ve medeniyetin
mehasini (medeniyetin iyiliklerini) o üç kuvveti
tam teçhiz edip, cihazatını verip o dokuz manileri
mağlup edip dağıtmak için taharri-i hakikat
meyelanını (hakikati araştırma meyli) ve insaf
ve muhabbet-i insaniyeyi (insan sevgisini) o
dokuz düşman taifesinin cephesine göndermiş,
inşaAllah YARIM ASIR SONRA
onları darmadağın edecek. (Hutbe-i Şamiye, 25)
Şam'da yaptığı bu konuşmada, Hicri 1371
senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat
çekerek, Hz. Mehdi'nin göreve başlamasının 1371
tarihinden 30-40 yıl sonra
olacağını bildirmiştir. Bu tarih ise Hicri 1401-1411,
Miladi olarak da 1980-1990
yılları arasıdır.
Yine aynı konuşmanın devamında Bediüzzaman,
Hz. Mehdi'nin, inkarcı fikir sistemini, fen,
ilim ve medeniyetin imkanları sayesinde fikren
susturacağını haber vermiştir. Bu fikri üstünlüğün
tarihi olarak da 1371 tarihinden yarım asır
sonrasını bildirmiştir. Bu da Hicri 1421, yani
Miladi 2001 senesi demektir.
Bediüzzaman'ın ahir zamanla ilgili bir diğer
açıklaması da şöyledir:
YETMİŞ
BİRDE FECR-İ SADIK (tan yerinin ağarması, Güneş
doğmadan önceki kızıllık, sabah vakti) BAŞLADI
veya başlayacak. Eğer bu, fecr-i kazib (sabaha
karşı ufukta yayılmaya başlayan birinci kızıllık)
de olsa, OTUZ KIRK SENE SONRA FECR-İ
SADIK (fecr-i kazibden sonra yayılmaya başlayan
ikinci aydınlanma) ÇIKACAK. (Hutbe-i
Şamiye, 23)
Bediüzzaman'a göre
fecr-i sadık'ın çıkacağı yıllar:
1371 + 30 = 1401 = 1981
1371 + 40 = 1411 = 1991
Bediüzzaman bu izahına göre Hakkın karşısında
batılı temsil eden düşünce olan ateizmin ve
materyalist felsefenin dağıtılmaya başlamasının
1981-1991 yıllarında, fikren tam anlamıyla susturulup
dağıtılmasının ise 2001 yılında olacağına işaret
etmiştir. (En doğrusunu Allah bilir)
Bediüzzaman Said Nursi'nin Hz. Mehdi'nin çıkışı
hakkındaki bir diğer sözü ise şöyledir:
Bu zamanda öyle
fevkalade hakim cereyanlar var ki, herşeyi kendi
hesabına aldığı için, faraza hakiki beklenilen
ve BİR ASIR SONRA GELECEK O ZAT
dahi bu zamanda gelse... (Kastamonu Lahikası,
57)
Bediüzzaman Said Nursi, "hakiki beklenilen
ve bir asır sonra gelecek o zat" diyerek
Hz. Mehdi'nin kendi döneminde henüz gelmediğini
bildirmektedir. Ayrıca Müslümanlar tarafından
beklendiğini ve kendi yaşadığı devirden bir
asır sonra geleceğini de haber vermektedir.
Bediüzzaman Hicri 1300'lü yıllarda yaşamıştır.
Kendisinden sonra gelecek asır olan Hicri 1400'lü
yıllar Hz. Mehdi'nin çıkış zamanıdır.
5. Kuran'da Haber Verilen Ahir Zamanla İlgili
Bazı Bilgiler
Kuran, her asra hükmeden bir kitaptır ve ayetlerin
birçoğunda birden fazla anlam yüklü olabilmektedir.
Kuran'da, Peygamberimiz (sav) döneminde yaşanan
olaylar anlatıldığı gibi, ahir zamandaki olaylar
da işari olarak haber verilmektedir.
Ayetlerde Peygamberimiz (sav) döneminde müminlerin
yaptıkları mücadele, adaletli uygulamalar ve
yaşantıları bildirilirken, aynı zamanda tüm
asırlara yönelik öğütler de bulunmaktadır.
Her bir ayet, dikkatli okuyanlar için katlanmış
anlamlar içermekte, ayetlerde insanların ihtiyaç
duydukları herşey açıklanmaktadır.
Bir ayette Kuran'ın bu özelliği "...
Biz Kitabı sana, herşeyin açıklayıcısı, Müslümanlara
bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak
indirdik." (Nahl Suresi, 89) şeklinde
bildirilir.
Pek çok ayette de Kuran'daki örnekler üzerinde
düşünmemiz ve onlardan ibretler çıkarmamız öğütlenmektedir.
Allah, Kuran ayetleri üzerine düşünmeyi emrettiği
ayetlerden birkaçında şöyle buyurmaktadır: