
Hazreti Mehdi Hakkındaki Rivayetler "Mütevatir"dir ("Mütevatir"
ne demektir?)
Mehdiyet Hadislerinin Mütevatir
Olduğuna Dair Alimlerin İzahları
Ehl-i Sünnet İtikadına Göre Mütevatir
Hadislere İnanmanın Gerekliliği
Mütevatir Rivayetleri Reddetmenin
İnkar Olduğuna Hükmeden Ehl-i Sünnet Alimleri
Mehdiyet Hakkında Verilen Bazı
Fetva Örnekleri

Ehl-i Sünnet İtikadına Göre
Mütevatir Hadislere İnanmanın Gerekliliği
ütevatir
hadislere inanmanın gerekliliğini ve mütevatir haberlerin dindeki
önemini pek çok İslam alimi yazdıkları eserlerde vurgulamışlardır.
Aşağıda çeşitli İslam alimlerinin bu konudaki görüşlerinden örnekleri
veriyoruz:
ŞEHABETTİN İBN-İ HACER ASKELANİ
"Tevatür isnad ilminin konularından değildir.
Çünkü isnad ilmi bir hadisin doğru olup olmadığını ravilerin kişiliğini
ve vasıflarını inceleyerek ortaya koyar. Halbuki mütevatir bir
haberin ricali (ravileri) incelemeye alınmaz, mütevatir hadise
hiçbir sorgu yapılmadan amel etmek vaciptir." (Dr. Subhi Salih,
"Ulum'il-Hadis", s. 151 ve 152)
MUHAMMED CEMALEDDİN EL-KASİMİ EL-DIMIŞKİ
"Bil ki doğrulukları ilmen isbat edilmiş bir
zümre insanın rivayet ettiği hadis "Mütevatir"dir. Yani, bu kişilerin,
tüm rivayet sınıflarında yalancılıkta elbirliği etmeleri ihtimali
bulunmaz... Ravileri hakkında hiçbir münakaşaya girilmeden bu
hadislere uyulması vaciptir." (Muhammed Cemaleddin el-Kasimi
el-Dımışki, "Kavaid'üt-Tahdis, min Fununi Mustah'il-Hadis", s.
151)
NUREDDİN ATER
"Sahih veya Hasen hadislerin ravilerinde aranan
adalet doğruluk gibi şartlar "mütevatir" hadis ravilerinde aranmaz.
Çünkü bu hadisleri rivayet edenlerin sayısı o kadar çoktur ki,
aklen bir araya gelip hadis uydurmaları mümkün olmaz. Bu nedenle
hadis bilimcileri mütevatir hadisleri inceleme konusu yapmazlar.
Onlara göre sadece bir hadisin doğruluğu veya geçerliliği inceleme
konusu olur. Oysa mütevatir hadisin böyle bir şeye ihtiyacı yoktur...
Bu ravilerinin yakin elde edilecek kadar çok oluşundandır. Bu
da doğal ve zaruri bir olaydır." (Nureddin Ater, "Menhac'ün-Nakd
fi Ulum'il-Hadis", s. 405)
EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ
KETANİ
"Tüm ravileri, başında, ortasında ve sonunda
normalde yalancılıkta elbirliği etmeleri mümkün olmayacak kadar
çok olan haber "mütevatir"dir... Hadis bilimcileri mütevatir rivayet
ravilerinin adil olmasını hatta Müslüman olmalarını bile şart
koşmuyorlar... Baliğ, adil ve Müslüman sayılmaları, aynı şekilde
yaşıyor olmaları gerekmiyor. Kafir, fasık, buluğa ermemiş olmaları
caizdir. Herhangi bir özel sıfat taşımaları da şart koşulmamıştır."
(Ebu Abdullah Muhammed b. Cafer İdrisi Ketani, "Nezm'ül-Mütenasir
min ahadis'il-Mütevatır", s. 5-6-9)
EBU'S-SADAT MUHAMMED B. MUHAMMED EBU
ŞOHBE
"Mütevatir haberlerde ravinin adil ve hatta Müslüman
olması şart değildir. Çünkü mütevatirin kabul edilirlik gerekçesi
anlatanların çok oluşudur. Nitekim bir şehir halkı bir olayın
gerçekleştiğini haber verirlerse, sözleriyle kesin bilgi elde
edilir." (Dr. Ebu's-Sadat Muhammed b. Muhammed Ebu Şohbe,
"el-Vesit fi Ulumi ve Mustalah'il-Hadis", s. 190)
EN-NEVEVİ
"Haber iki kısımdır: Mütevatir ve Ahad... Mütevatir
haber, yalan üzere ittifak etmeleri mümkün olmayan bir kalabalığın
yine kendisi gibi bir kalabalıktan naklettiği haber olup iki taraf
(birinci tabaka ve ikinci tabaka) ve ortadakiler (bu ikisinin
arasındakiler) eşittir. Bu kalabalık zanni olmayıp duyularla idrak
edilen birşeyi haber verirler ve bu haber vermeyle yakini ilim
hasıl olur. Muhakkiklerin genelinin de muvafık olduğu üzere tercih
edilen görüş, tevatürün belli bir sayıyla sınırlandırılamayacağıdır."
(El-Cezairi, "Tevcihu'n-Nazar", s. 33)