
SONUÇ:
HZ. İSA VE HZ. MEHDİ DÖNEMİNDE YAŞANACAK OLAN ALTINÇAĞ
eygamberimiz
(sav)'den aktarılan pek çok hadiste Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin, Deccal'in
fikir sistemini ortadan kaldırmalarının ardından Allah'ın izniyle
yeryüzünde İslam ahlakının hakim olacağı kutlu bir dönemin yaşanacağı
bildirilmektedir. Hadislerdeki bilgilere göre, "Altınçağ"
adıyla anılan bu dönem yarım yüzyıldan fazla sürecek ve Peygamberimiz
(sav)'in döneminde yaşanan "Asr-ı Saadet" benzeri
bir devir olacaktır. Bu devreye "Altınçağ" ismi verilmiş olmasının
sebebi ise Peygamberimiz (sav)'in, bu devri cennet benzeri özelliklerle
tasvir etmiş olmasıdır. Allah'ın izniyle bu dönemde insanların huzur
ve güven içinde yaşayabilmeleri için gereken her türlü şart mevcut
olacaktır. Ahir zamanın ilk dönemlerinde yaşanan her türlü bozulma,
kargaşa ve sıkıntı ortadan kalkacak, birbiri ardınca süregelen büyük
felaketler, savaşlar, acılar son bulacaktır. Allah'ı inkar eden
birtakım felsefi sistemlerin neden olduğu dejenerasyon, manevi boşluk
ve ahlaki bozulma yerini tüm inanan insanların asırlardır özlemini
duydukları, Kuran ahlakının hakim olacağı kutlu bir döneme bırakacaktır.
Rabbimiz tüm insanları ahir zamanın büyük karmaşasından kurtaracak
ve bolluğun, bereketin ve adaletin yaşanacağı bir nimete kavuşturacaktır.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi döneminde yaşanacak
olan Altınçağ'daki nimetlerin eşsizliği çok detaylı olarak anlatılmaktadır.
Hadislere göre Altınçağ, ürünlerde ve mallarda çok büyük bolluk
ve bereketin yaşandığı bir dönem olacak, bu devirde çok büyük bir
zenginlik ve refah yaşanacaktır. İhtiyacı olana istediğinden kat
kat daha fazlası verilecek, hiçbir şey sayılıp ölçülmeyecek, en
ufak bir sıkıntı, yokluk ve açlık yaşanmayacaktır. Yeryüzündeki
tüm zenginlikler ortaya çıkacak, topraktan her zamankinden çok daha
fazla ürün elde edilecektir. Altınçağ'da yaşanacak olan bu bolluk
ve bereketi müjdeleyen hadislerden bazıları şöyledir:
Ebu Naim, Said'den tahric etti, O dedi,
Peygamber (sav) buyurdu:
Ümmetim arasında Mehdi gelecektir. Ömrü, kısa olursa yedi, yoksa
sekiz, yoksa dokuz sene. Ümmetim Onun zamanında iyi ve kötünün benzeri
ile nimetlenmediği bir nimetle nimetlenecek, sema üzerlerine bol
yağmur yağdıracak, arz nebatından hiçbir şey saklamayacaktır. 156
İbni Ebi Şeybe, Musannef isimli kitabında Ebu Said-il Hudri'den
tahric etti, O dedi, Resulullah (sav) buyurdu:
Benim ümmetimden Mehdi gelecektir. Eğer ömrü uzasa da kısalsa da,
yedi, sekiz yıl veya dokuz yıl, mülk sürecektir. Ve daha önce zulümle
dolu olan dünyayı adaletle dolduracaktır. Sema yağmuru indirecek,
yer bereketini çıkaracak, daha önce görülmemiş bir biçimde ümmetim
O'nun zamanında rahat edecektir. 157
…Yeryüzü içindeki hazineleri dışarıya fırlatacaktır.158
… Arz, içerisinde gizlediği bütün zenginliklerini, altından ve gümüşten
sütunlar halinde dışarı atacak.159
"İnsanlar bir ölçek buğday ektiklerinde karşılığında yedi yüz
ölçek bulacak... İnsan birkaç avuç tohum atacak, 700 avuç hasat
edecektir... Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek."160
Altınçağ'da ayrıca, toplumda hüküm süren ahlaki bozulma ve adaletsizlik
de ortadan kalkacaktır. Alabildiğine artmış olan hırsızlık, sahtekarlık,
dolandırıcılık, ihtiyaç içinde olanın gözetilmemesi, sadece çok
küçük bir zümrenin bolluk içinde yaşaması gibi adaletsizlikler son
bulacaktır. Kuran ahlakının hakim olduğu bu dönemde toplumun her
kesimindeki insanlar arasında çok büyük bir eşitlik yaşanacak, huzur
ve güven dolu bir ortam olacaktır. Yaşanan bu adalet dolu ortamın
bir sonucu olarak insanlar hiçbir sahtekarlığa, kötülüğe ve haram
fiillere de yanaşmayacaklardır. Ahir zamanda yaşanacak olan bu adalet
dolu ortam hadislerde şöyle anlatılmaktadır:
Rayvani, Müsned isimli eserinde ve Ebu
Naim Huzeyfe'den tahric etti, Resulullah (sav) buyurdu:
Mehdi... Evvelce zulümle dolu olan yeryüzünü adaletle dolduracaktır.
O'nun hilafeti döneminde yer ve gök ehli, havadaki kuşlar bile Ondan
razı olacaklardır.161
Naim b. Hammad, Ebu Said-il Hudri'den tahric etti, O dedi, Peygamber
(sav) buyurdu:
Ümmet bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi Mehdi'ye
sığınırlar. O daha önce zulümle dolu olan dünyayı adaletle doldurur,
insanlar Asr-ı Saadet dönemine adeta geri döner, uykuda olan uyandırılmaz
ve bir damla bile kan akıtılmaz. 162
… Yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi onu doğruluk ve adaletle
doldurur.163
Yeryüzü, zulüm ve işkence yerine adaletle dolacaktır.164
… Dünya adalet ve hakların yerini bulması ile dolar...165
Adalet o kadar bol olacak ki, zorla alınan her mal sahibine geri
verildiği gibi, bir insanın başkasına ait olup da, dişinde kalmış
birşey bile sahibine iade edilecektir... Yeryüzü emniyetle dolacak
ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla,
hacca gidecektir.166
Malı, eşit bir şekilde insanlara dağıtacaktır. Onun adaleti her
yeri kaplayacak. Zulüm ve fıskla dolu olan dünya, o geldikten sonra
adaletle dolup taşacaktır... Hz. Mehdi'nin zamanında, adalet o kadar
bol olacak ki, zorla alınan her mal sahibine geri verildiği gibi,
bir insanın başkasına ait olup da, dişinde kalmış birşey bile sahibine
iade edilecektir... Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın,
yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla, hacca gidecektir.167
Hadislerde verilen bu bilgilere göre, her çeşit ürün ve mal bolluğu,
emniyet, güven ve adaletin temini, huzur ve saadet, maddi manevi
her türlü imkanın insanların rahatı, konforu, neşesi ve huzuru için
kullanılması, ihtiyaç içinde olan kimsenin kalmaması, isteyene istediğinden
sayılmadan kat kat fazlasıyla verilmesi bu devrin belli başlı özelliklerinden
olacaktır. Hadislerde ayrıca bu dönemde "silahların susacağı"nın
bildirilmesi, bu devirde yeryüzünün barışla dolacağının bir müjdesidir.
Altınçağ'da, önceden aralarında husumet olan halklar arasında çok
büyük bir kardeşlik yaşanacak, her türlü kavganın yerini barış,
dostluk ve sevgi alacaktır.
Tüm insanların çok büyük bir huzur, güven ve konfor içinde yaşayacakları
bu ortamın en önemli sebeplerinden biri ise Müslümanların güzel
ahlakı olacaktır. Zira Altınçağ'ın en önemli özelliği, insanların
Kuran'a bağlı ve Kuran ahlakının eksiksiz olarak yaşandığı bir dönem
olmasıdır. İnsanlar Allah'tan korktukları ve ahirette tüm yapıp
ettiklerinden sorguya çekileceklerinin bilincinde oldukları için
bencillik, kin, öfke, haset gibi kötü ahlak özelliklerinden, yolsuzluktan,
haksız kazanç elde etmekten, yalan söylemekten, insanların canına
kast etmekten, rüşvet almaktan titizlikle sakınacaklardır. Bunların
yerine insanlar arasında dürüstlük, yardımseverlik, fedakarlık,
başkalarının iyiliğini, sağlığını, rahatını, güvenliğini düşünmek,
sevgi, saygı, merhamet, vefa, sadakat gibi güzel ahlak özellikleri
hakim olacaktır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Altınçağ'da
yaşanacak olan bu ahlak güzelliği şöyle ifade edilmiştir:
Tabarani, Evsad'da Amr. B. Ali tariki
ile Hz. Ali b. Ebi Talib'den tahric etti:
... Cenab-ı Hak İslamı nasıl Bizimle başlatmışsa Onunla sona erdirecektir.
Nasıl, bizimle onlar aralarındaki şirk ve adavetten (husumet ve
düşmanlıktan) kurtulmuş ve kalplerine ülfet (dostluk) ve muhabbet
(sevgi) yerleşmişse, (Onun gelişi ile) yine öyle olacaktır.168
... İyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır."
169
Tüm bunların yanı sıra, teknolojik gelişmeler ahir zamanın bu devresinde
doruğa ulaşacak, insanlar teknolojinin bütün nimetlerinden alabildiğine
faydalanacaklardır. Tıpta, tarımda, iletişimde, sanayi teknolojisinde,
ulaşımda çok büyük gelişmeler yaşanacaktır.
Altınçağ'da hayatın her alanına hakim olan bolluk, zenginlik, güzellik
ve ilerleme, sanat alanına da yansıyacaktır. Sanatta çok büyük ilerlemeler
kaydedilecek, müzikte, resimde ve diğer tüm alanlarda birbirinden
güzel eserler ortaya çıkacak, Allah'a olan imanın insanlara verdiği
geniş ufuk ve derin düşünce, tüm sanat dallarına öncülük edecektir.
Bu dönemde insanlar hep güzellikle karşılaşacak, ahlakları gibi,
yaşadıkları yerler, bahçeleri, evlerinin dekorasyonu, kıyafetleri,
dinledikleri müzik, eğlence şekilleri, tiyatroları, resimleri, sohbetleri
de güzelleşecektir.
İnsanlar Altınçağ'da hayatlarından o kadar memnun olacaklardır
ki; bir hadiste ifade edildiğine göre "zamanın
nasıl geçtiğinin farkına varmayacaklar, bu güzelliklerden daha fazla
yararlanmak için Allah'tan ömürlerinin uzatılmasını"170
isteyeceklerdir. Peygamberimiz (sav)'in diğer hadislerinde ise tüm
insanların Hz. Mehdi dönemindeki Altınçağ'da yaşamayı isteyecekleri
bildirilmiştir:
… Küçükler keşke ben büyük olsaydım,
büyükler de keşke ben küçük olsaydım diye temenni ederler..." 171
Naim, Tavus'tan tahric etti, dedi ki:
Ben Mehdi'ye yetişene kadar ölmeyeyim istedim. Zira Onun döneminde
iyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır.
172
Naim b. Hammad, İbni Abbas'dan tahric etti ki:
Hz. Mehdi Bizim Ehli Beyt'ten bir gençtir. İhtiyarlarımız Ona yetişemeyecek,
gençlerimiz ise Onu ümid edeceklerdir. 173
Nitekim Peygamberimiz (sav) de hadislerinde, insanların dünyada
ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile olacak çok kıymetli bir insan
olan Hz. Mehdi'ye "kar üzerinde sürünerek de olsa gelerek
uymalarını" bildirerek onun döneminde yaşanacak tüm
bu hayırlara işaret etmiştir:
İbni Ebi Şeybe ve Naim b. Hammad Fiten
isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mes'ud'dan tahric
ettiler. O dedi ki:
... O (Mehdi) arza sahib olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle
dolu olan arzı adaletle doldurur. Sizden Ona kim yetişirse, kar
üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, Ona katılsın. Zira O Mehdi'dir.174
İnsanlar, Allah'ın Kuran'da inanan kullarına müjdelediği güzelliklerin
hepsini bu dönemde yaşayabileceklerdir. Allah ayetlerinde iman eden
müminleri dünyada da güzel bir hayatla yaşatacağını şöyle bildirmektedir:
Sizin yanınızda olan tükenir, Allah'ın Katında
olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en
güzeliyle Biz muhakkak vereceğiz. Erkek olsun, kadın olsun, bir
mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz
onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının
en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 96-97)
Kuran'da Allah'ın emirlerine uygun olarak yaşanan ortamların bir
nevi "barış yurdu"na dönüşeceğine dikkat çekilmiştir.
Ve bu ahlaktaki insanların hem dünyada daha fazla güzellikle karşılaşacakları,
hem de ahirette sonsuz bir cennet hayatıyla ödüllendirilecekleri
müjdelenmiştir:
Allah barış yurduna çağırır ve kimi dilerse dosdoğru
yola yöneltip-iletir. Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası
vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet,
işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.
(Yunus Suresi, 25-26)

156 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il
Ahir Zaman, s. 9
157 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 9
158 El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 45
159 Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s.
464
160 Kıyamet Alametleri, s. 164 / El-Kavlu’l Muhtasar
Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 24
161 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 24
162 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 11
163 Süneni-i Ebu Davut, 5/93
164 Kıyamet Alametleri, s. 163
165 Mektubat-ı Rabbani, 1/251
166 El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 23
167 El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 23
168 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 20
169 Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 17
170 Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 17
171 Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 17
172 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 17
173 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 23
174 Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,
s. 14 |
|
|