
HZ. İSA YERYÜZÜNE
İKİNCİ KEZ GELDİĞİNDE ONU DESTEKLEYENLERİN SAYISI ÇOK AZ OLACAKTIR
Hz. İsa İlk Geldiği Zamanlarda Çok
Az Sayıda
Kişi Tarafından Tanınabilecektir
u
bölümün başından bu yana sayılan yanlış kanaatler, olumsuz faaliyetler
ve propaganda yöntemleri sonucunda, yeryüzüne döndüğü ilk yıllarda
Hz. İsa'yı tanıyabilecek insanların sayısı çok az olacaktır. Büyük
İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi ahir zamanda gerçekleşecek olan
bu durumu sözlerinde şöyle haber vermiştir:
| Hazret-i
Îsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî Îsâ olduğunu
bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı (derin imanlı
yakın talebeleri), nur-u iman (imanın ışığı) ile onu tanır.
Yoksa bedahet derecesinde (birdenbire ve açıkça) herkes onu
tanımayacaktır. 23 |
Bediüzzaman bir başka sözünde ise Hz. İsa'nın toplumun büyük kesimi
tarafından tanınamayacağını şöyle açıklamıştır:
| "Hatta
Hazret-i İsa Aleyhisselam'ın nüzulü (inişi) dahi ve kendisi
İsa Aleyhisselam olduğu, nur-u imanın (iman ışığının) dikkatiyle
bilinir; herkes bilemez.” 24 |
Bediüzzaman'ın bu sözüne göre, Hz. İsa yeryüzüne ilk geldiği zaman,
kendisi de Hz. İsa olduğunu bilmeyecek, ancak daha sonra farkına
varacaktır. Talebeleri de onu ancak imanın nuru ile tanıyabileceklerdir.
Ancak toplumun geneli açıkça onun Hz. İsa olduğunu bilmeyecektir.
Hatta tam tersine, insanların büyük çoğunluğu Deccal'in toplum üzerinde
uygulayacağı çeşitli telkin ve propaganda yöntemleri sonucunda,
ona karşı düşman olacak ve onu etkisiz hale getirebilmek için mücadele
vereceklerdir.
Hz. İsa’nın Cemaatinin Sayısı
Çok Az Olacaktır
Kuran'da, Hz. İsa'nın yeryüzüne ilk gelişinde kendisine tabi olanların
sayısının oldukça az olduğuna işaret edilmiştir. Rivayetlerde de
haber verildiğine göre, Hz. İsa'ya yalnızca az sayıdaki havarileri
iman etmiş ve halktan da bu mübarek peygambere destek veren kimse
olmamıştır. Bu durum Kuran'da şöyle haber verilmiştir:
Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu
İsa'nın havarilere: "Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım
kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın
yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğulları'ndan
bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkar etmişti. Sonunda
Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün
geldiler. (Saff Suresi, 14)
Yeryüzüne ikinci kez gelişinde de, ilk zamanlarda Hz. İsa'ya inanıp,
onu destekleyenlerin sayısı yine çok az olacaktır. Bediüzzaman,
Hz. İsa'nın ahir zamanda yeryüzüne ikinci kez gelişinde yaşanacak
bu durumu şöyle haber vermiştir:
| ... "Deccal'ın
fevkalâde büyük ve minareden daha yüksek bir azamet-i heykelde
ve Hazret-i İsa Aleyhisselâm ona nisbeten çok küçük bulunduğunu"
gösterir. Bunun bir tevili şu olmak gerektir ki: İsa Aleyhisselâm'ı
nur-u îman (imanın ışığı) ile tanıyan ve tâbi' olan cemaat-ı
ruhaniye-i mücahidînin (ruhani mücahidler cemaatinin) kemmiyeti
(sayısı), Deccal'ın mektebce ve askerce ilmî ve maddî ordularına
nisbeten çok az ve küçük olmasına işaret ve kinayedir
(maksadındadır).25 |
Bir başka sözünde ise Bediüzzaman, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde
işaret edilen bu durumu şöyle açıklamıştır:
Hazret-i
İsa (A.S.) Deccal ile mücadelesi zamanında, on arşın yukarıya
atlayıp sonra kılıncı onun dizine yetiştirebilir derecesinde,
vücudca o derece Deccal'ın heykeli Hazret-i İsa'dan büyüktür,
diye meâlinde rivayet var. Demek Deccal, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'dan
on, belki yirmi misli yüksek kametli (boylu) olmak lâzım gelir...
Birinci Cihet: Din-i İsevî'nin hakikîsini (Hristiyanlığın
gerçeğini) esas tutan İsevî ruhanîlerin cemaati ve onlara
karşı dinsizliği tervice (kabul ettirip geçerli kılmaya) başlayan
cemaat tecessüm etseler (maddeleşip cisim haline gelseler),
bir minare yüksekliğinde bir insanın yanında bir çocuk kadar
da olamaz. 26
|
Bediüzzaman, bu sözlerinde Deccal'in elinde bulunduracağı maddi
ve manevi güç gibi, çevresindeki insanların sayısının da çok fazla
olacağını, Hz. İsa'nın cemaatinin ise Deccal'inkine kıyasla çok
az sayıda kişiden oluşacağını belirtmiştir. Hz. İsa'nın toplumun
büyük bir kesimi tarafından tanınamamasında, Deccal'in elinde bulundurduğu
bu geniş kitle ve imkanlarla yürüteceği olumsuz propagandanın büyük
etkisi olacaktır. (En doğrusunu Allah bilir).

23 Mektubat, s. 60
24 Şualar, s. 487
25 5. Şua, s. 464, Şualar, s. 495
26 Kastamonu Lahikası, s. 75 |
|
|